Haberler

TÜRKİYE'DE ÇEVİRMENLİK


TÜRKİYE'DE   ÇEVİRMENLİK Cumhuriyetin ilk yıllarında, Adil-i Katip olarak bilinen noterler, 18.1.1972 yılında, 1512 sayılı kanun ile çağdaş noterlik yasası ile bugünkü unvanlarına kavuşmuşlardır. Bu yıllarda çevirmenlik hizmeti veren kişi ve kuruluşların çok az ve sınırlı sayıda olduğundan bu stratejik meslek, maalesef aynı yasa yasayla noterliklerin alelade bir personeli olarak tanımlanmış ve nitelenmiştir. Böylece noterler ve noter katipleri, kişilere niteliklerine bakmaksızın yemin zaptı düzenleyerek keyfiyet yaratmışlardır.Çevirmenlik sektörü, Türkiye devletinin ve vatandaşlarının menfaati düşünülmeden bir belirsizlik içine çekilmiştir. Bu yıllarda noter hakimiyetindeki sözlü, ardıl ve yazılı çevirilerde ve uluslar arası toplantılardaki yanlış ve yetersiz simültane çevirilerde, eksiklik ve hatalar ortaya çıkmış ve skandallar ile artık devletin müdahale ihtiyacı doğmuştur. Ayrıca, AB üyeliği ve görüşmeleri gündemde olan ülkemizde, AB müktesebatlarının çevirileri de büyük önem arz etmiştir. Bu doğrultuda  AB bakanlığı içinde en azından, içinde sektörümüzün adı geçen bir kurum olan "Çevirmenlik Eşgüdüm Daire Başkanlığı” kurulup faaliyete geçmiştir. Bu daire, düzenlediği çevirmenlik sempozyumu ve çalıştaylarıyla sektörümüze ilk defa bir önem verilmeye başlanmıştır. 

Bu sayfayı paylaş