Blog

Tıp Metinleri Çeviri Sorunları TRANSLATION PROBLEMS IN MEDICAL TEXTS


Tıp Metinleri Çeviri Sorunları TRANSLATION PROBLEMS IN MEDICAL TEXTS

Bu çalışmada tıp metinleri çevirisinin, çevirinin özel bir alanı oldugunu ve tıp metinleri çevirisindeki en önemli noktanın, çevirinin gerçekleştirilme amacının bilincinde olmak gerektigini vurgulamayı amaçladık. Tıbbi metin çevirisi, çeviriyle ilgilenen herkesin çalışabilecegi bir alan degildir. Çevirmenin bu alana özgü hatırı sayılır bilimsel donanım ve tecrübe sahibi olması gerekmektedir. Çevirmenin görevi, metni, erek dilde mümkün olabildigi kadar dogru, anlaşılır ve öz biçimde oluşturmaktır. Bu nedenle tıp çevirisinin özel olarak gerçekleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Tıbbi metin çevirmenlerinin dil yetilerinin güçlü olmasının yanı sıra medikal terminoloji, akronim ve eponim bilgisine de sahip olması; tıbbi jargona aşina olması, Latince ve Yunanca dil yapısına da hakim olması gerekmektedir.

1.Tıp Metinlerinin Metin Türleri Arasındaki Yeri ve Özellikleri

Uygulamalı dilbilimin alt alanı olan ve daha sonra bagımsız bir bilim dalı olarak gelişen Çeviribilim’i ‘metin’ kavramı oldukça ilgilendirmektedir. Bundan da öte, tarihsel süreçte metin kavramının Çeviribilim’de ön plana çıkmasıyla çeviri, metin türleri  ile  ilişkilendirilmiş; çevirinin metin türlerine göre yapılması gerekliligi kabul edilmiştir. Metinler, bu konudaki literatüre baktıgımızda birçok bilim insanı tarafından dildeki temel işlevlerine göre sınıflandırılmıştır. Bu konudaki sınıflamalardan bizim de bu çalışmada temel alacagımız sınıflama, Reiss’ın metin türü tipolojisidir. Reiss (1993: 20), metinleri, dilde bilginin aktarımını esas alan işlevine yönelik bilgilendirici metinler; sanatsal içerigi olan ve okuyucuyu etkilemeye yönelik kurgusal metinler; alıcıda davranış tepkilerinin oluşturulmasına yönelik çagrısal

Bu çalışma, 2013 yılında Nevşehir’de gerçekleştirilen Uluslararası Egitim Araştırma Kongresi’nde (Multi-paradigmatic Transformative Research in Education: Challenges and Opportunities) bildiri olarak sunulmuştur.

Dr, MEB, Ögretmen
 
metinler ve alıcıyı iletişimsel baglamda etkilemeye yönelik görsel-işitsel metinler olarak sınıflandırmaktadır.
Çalışmamızda ele alacagımız tıp metinleri ise, söz konusu metin türleri içerisinde Reiss’ın metinleri temel işlevlerine göre sınıfladıgı metin türü tipolojisine göre,metnin nesne ya da gerçek olguları anlatma (Yazıcı, 2005: 159) işlevini temel alan bilimsel metinler altında incelendiginden bilgilendirici metin grubunda yer almaktadır. Bilgilendirici metinler, bir konuyu ögretmeye ya da açıklamaya yönelik oldugundan, konu ile ilgili terminolojinin ve üst dilin kullanılması söz konusudur (Günay, 2001: 267).
Teknik ve bilimsel metinler, diger metin türlerinden ayrı olarak kültürel ögeler içermemekte (Newmark, 1988: 151); yan anlam, mecaz, söz sanatları gibi dilsel özelliklerden  uzak, baglamdan tek bir anlam çıkan metinlerden oluşmaktadır. Buradan hareketle hemen belirtmeliyiz ki, tıp çevirisi, bilimsel metinlerde düz (temel) anlamın esas alınmasıyla gerçekleştirilmektedir. Bilimsel çevirinin özelliklerini Finch (1969: 4) aşagıdaki biçimde sıralamaktadır:
1.Bilimsel metinler bilim insanları için yazılmakta, dolayısıyla çeviriler de onlar için yapılmaktadır.
2.Bilimsel metinlerin ifade ettigi gerçekler diger metin türlerine göre daha günceldir. 3.Bilimsel bir çeviri, bilimsel verileri dogru ifade ediyorsa yalnızca bir kez yapılır.
Tıp metinlerinin çevirisinde karşılaşılan sorunlar, sosyal bilimler ve diger doga bilimi metinlerinin çevirisindeki sorunlarla koşutluklar göstermektedir. Zira, temelde bilimsel metinlerin dilsel özellikleri de benzerdir. Genel anlamda söz konusu dilsel özellikler, bir tür teknik biçem olarak kabul edilmektedir. Newmark (1988: 40- 41), bilimsel metinlerin çevirisinde biçemin göz ardı edilmemesi gerektigine işaret etmektedir. Bu tür metinlerde çogunlukla  edilgen yapı, birinci çogul şahıs, geniş ve geçmiş zaman, temel kavramsal egretilemelerin kullanımı ile kendine özgü teknik bir biçem söz konusudur. Metinlerde kullanılan teknik dil ise kendi içinde akademik, profesyonel ve popüler olmak üzere sınıflandırılmaktadır (a.g.e.: 153).
Tıp bilimi tarihsel süreç bakımından en eski alanlardan biridir ve konusu itibarıyla evrenseldir. Tıp metinlerinde en belirgin özellik, kendine özgü terminolojisinin farklı dillerden oluşmasıdır. Tıp metinlerinin çogunlukla Yunanca ve Latince sözcüklerden oluşması, çevirmen açısından ayrıca bu dillere özgü terminolojiyi bilmeyi, bu dillerin kök, önek (prefix), sonek (suffix) gibi sözcük özelliklerine hakim olmayı gerektirmektedir. Bu yönüyle tıp metinlerin çevirisinin uzmanlık gerektirdigini belirtmek yerinde olacaktır. Kaldı ki, bu konuda çeviri yapanlar ya saglık çalışanlarıdır ya da konuyla ilgili uzmanlaşmaya çalışan çevirmenlerdir (Erten, 2007: 77).
2.Kuramsal Baglamda Tıp Metinlerinin Çevirisi
Tıp metinlerinin çevirisinde Reiss ve Vermeer’in (1984, 1991), çeviriyi belli bir amaca yönelik bir eylem olarak tanımlamasından yola çıkılabilmektedir. Işlevsel bir bakış açısıyla tanımlanan çeviri eyleminde amaç, kaynak metindeki iletinin erek metinde de karşılık bulmasıdır. Bilginin aktarımı söz konusu oldugunda, kaynak metindeki  bilginin  amacına  uygun biçimde erek metne aktarılması, çeviri eyleminin amacına  uygun  gerçekleşmesi anlamına gelmektedir. Şöyle ki, bilimsel metinler kapsamında bilgilendirici metin türünde degerlendirdigimiz tıp metinleri, içerikleriyle belli bir amacı olan metinlerdir. Skopos kuramında, metnin belli bir amacı gerçekleştirmek üzere çevrilecek olması bilgisi, tıp metinlerinin çevrilmesi amacı ile örtüşmektedir. Buradan hareketle tıp metinlerinin çevirisinde skopos kuramının önemli bir yeri oldugu sonucu çıkarabiliriz.
Skopos kuramına göre amacın aktarımı öncüldür vebu bakış açısıyla gerçekleştirilen çeviri etkinliginde, kaynak metinle erek metin birbirinden oldukça farklı özellikler taşıyabilmektedir. Burada devreye, çeviride kaynak ve erek dil metinlerin arasındaki ilişkinin dogasını ve boyutunu betimlemek (Berk, 2005: 121) için kullandıgımız ‘eşdegerlik’ terimi
 
girmektedir. Çeviri ürünlerinin karşılaştırılması yoluyla geleneksel yöntemle çeviri metnin  dilbilimsel yapılarla sınanması, tıp metinlerinde söz konusu degildir. Zira, belli bir etkisi ve içerigi olan bilimsel metinlerde kaynak metinle erek metin arasındaki eşdegerlik ilişkisi farklı  bir bakış açısıyla degerlendirilmektedir.
Tıp metinlerinin çevirisinde diger metin türlerinde gözetilmesi beklenen eşdegerlik türleri, farklı biçimde söz konusu olmaktadır. Reiss/ Vermeer (1984: 141), bunu ‘metinler arası bagdaşıklık’ (Fidelität) terimiyle açıklamaktadır. Metinler arası bagdaşıklık, kaynak metinle erek metin arasındaki tutarlılıgı ifade etmektedir. Şöyle ki, metinler arası bagdaşıklık, çeviri sürecinde çevirmenin kaynak metni dogru alımlaması, metni buna göre çözümlemesi  ve  çeviriyi amacına uygun olarak gerçekleştirmesi ile degerlendirilmektedir.
Çevirinin amacına uygun yapılması demek, özellikle tıp metinleri çevirisi söz konusu oldugunda, kaynak metnin kaynak dildeki işlevinin erek dile taşınması demektir. Çevirinin amacına uygun gerçekleşmesi, daha önce de belirttigimiz üzere bilimsel metinlerin çevirisinde özellikle önemlidir. Böylelikle kuramsal anlamda işlev ve ürün odaklı (Erten, 2007: 16) çeviri eylemi gerçekleştirilmiş olmaktadır. Işlevsel çevirinin gerçekleşebilmesi için çevirmenin, bu alanda uzmanlaşırken tıp metinleri çevirisinin genel sorunlarını ve dikkat edilmesi gereken durumları bilmesi gerekmektedir.
3.Tıp Çevirisinde Başlıca Sorunlar
3.1.Eş Anlamlı, Eş Sesli ve Zıt Anlamlı Kavramlar
Tıp metinlerinde kullanılan eş anlamlı sözcüklerin çevirmen tarafından bilinmesi, çeviri eyleminin daha saglıklı bir biçimde gerçekleştirilmesini saglayacaktır. Şöyle ki, metinlerin çevirisinde, tıp dilinde kimi hastalıkların eş anlamlı tabir ettigimiz kullanımlarından kaynaklanan anlam belirsizlikleri oluşabilmektedir.Eş anlamlı sözcükler, çeviri söz konusu olmadıgında dahi, metnin anlaşılırlıgı bakımından sorun oluşturmaktadır. Nitekim tarihsel süreçte de her ülkenin kendi tıp terimleri içerisindeki eşanlamlı terimleri kurulan dernekler tarafından düzenlemekaraları bunun göstergesidir (Çıkmaz, 2006: 11). Sözgelimi, "eklem romatizması” hastalıgı için kullanılan "rheumatoidarthritis - atrophicarthritis- chronicinfectiousarthritis-proliferativeathritis” (Ord, 1880: 155)terimleri arasında kullanılan "atrophic” sözcügü tıp alanında başka terimlerle birlikte birçok ayrı anlamda da kullanılmaktadır. "atrophic” terimi, "atrophy” sözcügünden türemiş bir betimleme kavramıdır. "atrophy” ise genel anlamda "organların lokal veya genel beslenme bozuklukları, iltihap prosesleri veya çalışmaması sonucu erimesi”  (www.tipterimlerisozlugu.com)  anlamına gelmekte olup tıp çevirisi yapan kişini herhangi bir anlam kargaşasına yol açmamak adına buna benzer ayrımları yapabilmesi, başka bir anlatımla konusunda uzman olması gerekmektedir.
Tıp çevirilerinde karşılaşılan sorunlardan bir digeri, eş sesli tıp terimlerinin farklı anlamlarda kullanılabiliyor olmasıdır. Tıp terimleri arasında eş sesli (homonyma) kavramlardan bazıları kök anlamları aynı oldugundan kimi zaman karıştırılmaktadır. Sözgelimi, "cardia” sözcügü hem "kalp kapagı” hem de "mide girişi” anlamında;  "pediculus”  sözcügü  hem "ayakçık” hem de "bit, kehle” anlamında (Çıkmaz, 2006: 5); "tarsus” sözcügü, "ayak bilegi” ile aynı zamanda "göz kapagı” anlamında (Erten, 2007: 67) kullanılmaktadır. Bunun gibi yanlış anlaşılmaların önüne geçilmesi için çevirmenin, metnin baglamını iyi çözmüş olması gerekmektedir. Çeviri sürecinde çevirmenin tıp dilinin uzmanlık isteyen bir alan  oldugunu kabul etmesi, günlük dilde kullanılan sözcüklerin kimi zaman tıp dilinde farklı anlamlara gelebilecegini göz ardı etmemesi, metnin anlamını yakalayamadıgı durumlarda kesinlikle varsayımlardan hareket etmemesi ve bunun yol  açabilecegi  durumların  sorumlulugunda olması beklenmektedir.
Eş anlamlı ve eş sesli terimlerin yanı sıra sözcük baglamında tıp çevirilerinde karşılaşılan sorunlardan biri de zıt anlamlı terimlerdir. Zıt anlamlı terimler, tıp metinlerinin bilimsel metinler arasında digerlerinden biraz daha farklı olmasının önemli göstergelerinden biridir.Latincenin kök, önek, sonek gibi yapısal özelliklerinden bagımsız olarak degişik
 
yapılarla anlam bakımından karşıtlık oluşturan ögeler ile eklerle oluşturulan karşıtlık, çevirmenin hakim olması gereken durumlardan biridir. Tıp metinlerinde zıt anlamlı sözcükler kimi zaman bazı olagan durumları çözümlemede ya da betimlemede kullanılmaktadır. Aşagıda bazı zıt anlamlı sözcüklerden örnekler verilmiştir (akt. Erten, 2007: 57):
"tragus” (dışkulak yolu agzındaki kıkırdaksı çıkıntı)
"antitragus” (kulak kepçesi çukurunun tragus karşısındaki ard çıkıntısı) , "helix” (dışkulak kenarı) -"antihelix” (dışkulak iç kenarı),
"abductio” (kol ve bacagın açılma hareketi) "adductio” (uzvun yaptıgı yakınlaşma hareketi), "pronation” (yüzü koyun) -"supination” (sırtüstü), "benign” (iyi huylu) - "malign” (kötü huylu), "decrement” (azalma) - "increment” (artma), "congenital” (doguştan) – "acquired” (edinilmiş), "chronic” (kronik, süregen) – "acute” (akut, şiddetli)
3.2.Günlük Konuşma Dilinden Farklı Anlamda Kullanılan Sözcükler
Tıp metinlerinin çevirisinde çevirmeni zorlayacak durumlardan bir digeri ise, günlük konuşma dilinden farklı anlamda kullanılan sözcüklerdir. Bu noktada çevirmenin çeviri ile ilgili uzmanlıgının yanı sıra konu bilgisine sahip olmasının önemi ön plana çıkmaktadır. Aşagıda verecegimiz örneklerle daha da anlaşılacagı üzere söz konusu sözcükler, sözlük anlamlarına ya da düz anlamlarına göre aktarıldıgında, baglamdan uzaklaşılmış olunacak ve böylelikle işlevsel bir aktarım gerçekleştirilemeyecektir.
Örnek 1:
In most cases these symptoms will diminish over a period of time from a few hours to
 
days.
 

(Çogu vakada bu bulgular birkaç saatten birkaç güne kadar bir sürede azalır.) The case is hopeless.
(Vaka ümitsizdir.)
Yukarıdaki tümcelerde görülecegi üzere "case” sözcügü, tıp metinlerinde "vaka, olgu”
 
anlamında kullanılmaktadır. Temel anlamı "durum, olay, dosya” (Cambridge, 2007: 185) olan sözcük, tıp metinlerinde temel anlamında kullanıldıgında bilimsellikten ve baglamdan uzak bir anlam çıkacaktır ortaya. Aşagıdaki örneklerde ise "case” sözcügünün günlük dilde kullanımına örnek verilmiştir.
Over a hundred people were injured, in several cases seriously.
(Birtakım durumlarda/olaylarda yüzün üzerinde insan ciddi anlamda yaralanmıştır.) Örnek 2:
Colds will often begin with a nasal discharge. (Soguk algınlıgı sıklıkla burun akıntısı ile başlar.) Causes of the ear discharge.
(Kulak akıntısının sebepleri)
Yukarıdaki tıp metinlerinde"discharge” sözcügü ad olarak "akıntı” anlamında kullanılırken, sözlüge baktıgımızda "1. ateşlemek, 2. boşaltmak, akmak 3. tahliye olmak,
 
taburcu olmak” (Cambridge, 2007: 353) gibi temel anlamlarda kullanıldıgını görülmektedir. Aşagıdaki tümcelerde ise "discharge” sözcügünün günlük konuşma dilinde kullanımına ilişkin bir örneklem görmekteyiz.
Patients were discharged from the hospital. (Hastalar hastaneden taburcu edildi.)
The oil which discharged into these aharmed a lot of animals. (Denize boşaltılan yag birçok hayvana zarar verdi.)
Örnek 3:
History of post traumatic stres  disorder (Post travmatik stres bozuklukları anamnezi) The patient has a cardiac attack history. (Hastanın kalp krizi öyküsü mevcut.)
I studiedhistory.
Ben tarih egitimi aldım.
Yukarıdaki birinci ve ikinci tümcede "history” sözcügü "hastanın hastalık öyküsü, anamnez” anlamında tıbbi terim olarak kullanıldıgını, üçüncü örnekte ise günlük konuşma dilinde "tarih” (Cambridge, 2007: 606) düz anlamıyla kullanıldıgını görmekteyiz. Çevirmenin tıbbi metin çevirisinde bu tür ayrımların farkında olması, aktarımın, çeviribilimin  de  öngördügü biçimde kaynak metnin kaynak dildeki amacıyla örtüşmesi anlamına gelmektedir.
3.3.Akronimler (Kısaltmalar) ve Semboller
Bilimsel metinlerde bilgi ve kavramların düzenlenmesinde önemli rolü olan akronim ve sembollerin çevirisi konusu, tıp metinleri söz konusu oldugunda özellikle dikkat edilmesi beklenen noktalardan biridir. Çevirmenin bu konuda göz önünde bulundurması gereken en önemli nokta, metindeki ögelerin bulundukları metni anlam bütünlügü bakımından tamamlayan birimler oldugunu unutmamaktır. Kaldı ki, tıp metinlerinin çevirisinde anlamın erek dilde bütünlenmesi, insan saglıgına ilişkin metinler olmaları bakımından çok önemlidir.
Öte yandan çevirmenin konu bilgisinin yanı sıra, alandaki genel akronimler ve semboller bilgisine sahip olması, bu tür metinlerin çevirisinde ön koşullardan biridir. Böylelikle çevirmen, metinde kullanılan akronimlerin ve sembollerin yazara özgü olup olmadıgını ayırt edebilecek yeterlikte olacaktır. Zira, tıp dilinde genel anlamda kullanılan akronimlerle yazara özgü kısaltmalar karışabilmekte, bu durum ise çeviride sorun oluşturmaktadır. Şunu da unutmamak gerekir ki, kaynak metinde yer alan herhangi bir kısaltma ya da sembol, yerleşik anlamdan bagımsız birden çok karşılıkla örtüşebilmektedir. Bu noktada devreye, çevirmenin konu ve alan bilgisini kullanarak gerekli araştırmayı da yapmış olarak kaynak metnin işlevini dogru çözümlemiş olması girmektedir.
3.4.Eponimler
Eponim, tıp dünyasındaki hastalık, bulgu, uygulama, alet, test ve operasyonların, onları ilk ortaya çıkaran ya da uygulayan kişinin adıyla anılmasıdır. Tıp dünyasındaki eponimler, zannedildigi gibi tıp dilinde dominant olan Latince, Yunanca ya da Ingilizce sözcüklerden oluşmamaktadır. Tıp alanındaki gelişmeler, araştırmalar ve uygulamalar tahmin edilecegi üzere tüm dünyada yaygın olarak yapılmakta ve dolayısıyla  tıp dünyasında  ortaya atılan bir yenilik  de onu araştıran kişinin adıyla bilinmektedir.
Çevirmen, eponimlerin çevirisinde özellikle dikkatli olmalıdır. Çogu zaman, çok farklı uluslara ve dillere ait eponimlerin aktarımı, söz konusu kişiye saygı nedeniyle dogrudan yapılmaktadır. Eponimi, erek dilde karşılık bulmaya çalışarak,sözgelimi, Türkçeleştirererek
 
aktarmak, çevirmeni bu konuda zorlayacagı gibi tıp çevirisinde de  kabul  edilemeyecek  bir çeviri yöntemi olacaktır.
Öte yandan, bu konuda çevirmen olarak göz önünde bulundurulması gereken önemli noktalardan biri, aynı hastalık, bulgu ya da belirginin, aynı çalışmayı yapmış farklı insanların adlarıyla eşzamanlı anılabilecegi gerçegidir. Bu durum tıp çevirisinde bir taraftan karışıklıga neden olmakta, diger taraftan işlevsel çeviri anlayışına ters düşecek bir uygulama olmaktan öte gidemeyecektir.
Tıp dünyasındaki eponimlere örnek olarak halk arasında da bilinen "Down Sendromu”nu verebiliriz. 1866’da Ingiliz doktor John Langdon Down tarafından tanılanan sendrom, o zamandan bu yana söz konusu doktorun soyadıyla anılmakta ve tüm tıp literatüründe bu adla bilinmektedir. Türk eponimler arasında ise, doktor Hulusi Behçet tarafından 1937 yılında teşhis edilen ve tıp literatüründe aynı adla sözü edilen "Behçet Hastalıgı”nı sayabiliriz.
Eponimlerin aktarımına benzer biçimde en çok yapılan hatalardan biri de bilimsel çalışmalarda yer alan yeni ve karşılıgı bulunmayan ögelerin aktarılmaya çalışılmasıdır. Böyle durumlarda ise çevirmenin kavramı oldugu gibi aktararak metnin baglamında açıklayıcı çeviri yöntemini kullanması ya da dipnot vererek açıklaması, erek okuyucuya hedeflenen bilginin dogru ve eksiksiz iletilmesi bakımından oldukça önemlidir.
3.5.Ilaç Prospektüslerinde Çeviri Sorunları
Tıbbi metinlerle ilgili yaşanan önemli sorunlardan bir digeri de kimi zaman dil içi çeviri gerektiren ilaç prospektüsleridir. Ilaç prospektüsleri, bilindigi üzere ilaçların kimyasal bileşenleri, hangi durumlarda kullanılıp kullanılmayacagı, kullanım sırasında oluşabilecek yan etkiler gibi önemli bilgiler içermektedir. Söz konusu metinlerle ilgili sorun olan ise, prospektüslerin hastalara yönelik olmasına ragmen medikal terminolojinin yogun kullanılmasından kaynaklanan anlaşılırlık zorlugudur. Birçok ülkede hastalara ve  hekimlere ayrı prospektüsler hazırlanmasına karşın ülkemizde her ilaç için yalnızca bir prospektüs hazırlanmaktadır. Ilaç prospektüslerin bazıları çeviri yoluyla yeniden oluşturulmakta, bazıları  da dogrudan hazırlanmaktadır. Sorun şu ki, söz konusu metinlerin dogrudan ana dilde hazırlanması da metnin anlaşılırlık sorununu çözememektedir. Zira, tıbbi metinlerin bir örnegi olan ve hastalara yönelik hazırlanan prospektüsler, içeriklerinin Latince sözcüklerden oluşan medikal terminoloji agırlıklı olması nedeniyle, yalnızca konuya ilişkin bilgisi olan saglık çalışanlarının anlayabilecegi formda hazırlanmakta, bu yönüyle ayrıca bir dil içi çeviriye başvurmayı gerektirmektedir.
Prospektüslerin çevirisi, insan saglıgını olumsuz yönde etkilemesi söz konusu olacagından oldukça önemlidir. Ülkemizde prospektüs çevirileri, genelde çevirmen kimligi olmayan biyolog, hekim gibi saglık personelinin çalıştıgı medikal ajanslar tarafından yapılmaktadır(ceviribilim.com) ve ilaç firmalarının konuyla ilgili dava edilmeleri nadir  rastlanan bir durum degildir. Çeviride sorun olan ise, hekimler açısından genellikle prospektüs bilgilerindeki eksiklikler (atlamalar); hastalar açısından daterminolojik kavramların farklı biçimlerde kullanılmasından kaynaklanan yanlış anlaşılmalardır.
Aşagıda "Dolorex” adlı agrı kesici ilacın prospektüsünde kimi terminolojik kavramların kullanımına ilişkin örnekleri görmekteyiz.
Örnek 1:
Dolorex, agrı ve iltihabın tedavisinde kullanılan "nonsteroidal antienflamatuvar ilaçlar (NSAII’ler)” adı verilen bir ilaç sınıfına aittir.
Yukarıdaki metinde "Dolorex” adlı ilacın agrı kesici ve iltihap giderici etkisi ile ilacın dahil oldugu ilaç grubu vurgulanmaktadır. Bunun yanı sıra ilacınne için kullanıldıgının anlatıldıgı bölümde "nonsteroid” sözcügü yabancı bir kavram olarak dikkati çekmektedir. Latince’de olumsuzluk anlamı katmak için kullanılan ve sözcüklerin başına eklenen "non” eki,
 
vücuttaki iltihap bölgelerinin tedavisinde kullanılan ilaç grubu anlamındaki  "steroid”  sözcügüne prefix olarak getirilerek "steroid olmayan” anlamı verilmiştir. Aynı anlam farklı bir tümcede farklı bir biçimde göze çarpmaktadır:
Örnek 2:
Bu hastalarda "steroidal olmayan iltihap giderici ilaçlar”(NSAII’ler)a şiddetli, nadiren ölümcül olabilen reaksiyonlar oluştugu bildirilmiştir.
Birinci örnekte olumsuzluk eki olarak kullanılan "non” prefixi, ikinci  örnekte  görüldügü üzere "steroidal olmayan” biçiminde dil içi çeviriye başvurarak aktarılmıştır ancak   bu açıklama da metnin anlaşılmasına yetmemiştir.
Diger ilaçlarla birlikte kullanımının anlatıldıgı bölümde diger bir örnekte ise  söz  konusu ilaç türü ile ilgili açıklama, "kortikosteroidler (vücuttaki iltihap bölgelerinin tedavisinde kullanılan ilaçlar) olarak farklı bir biçimde yinelenmiştir. Örnekte görüldügü gibi "steroid” sözcügünün önüne gelen "kortiko” sözcügü ile söz konusu kavram farklı bir anlamda kullanılmıştır. Steroid, tıbbi terminolojide hormon kökenli ilaçları betimlerken kortikosteroid, böbreküstü bezi korteksinin salgıladıgı hormonların özelliklerini gösteren ilaçlar (saglıkterimleri.com) olarak tanımlanmaktadır.
Bu örneklerdeki farklı kullanımlardan yola çıkarak şunu belirtmeliyiz ki, aynı terminolojik kavramın farklı biçimlerdeki kullanımı, özellikle tıbbi terminolojiye aşina olmayan biri için metnin algılanmasını iyice zorlaştırmaktadır.
Prospektüste, okuyucuyu zorlayacak terminolojik kavramlar bununla sınırlı degildir. Bunlardan bir digeri de çogu prospektüste kullanıldıgı gibi "Dolorex” adlı  ilacın  prospektüsünde de kullanılan "inhibitör” terimidir. Inhibitör, "bir maddenin veya enzimin etkisini önleyen ilaçlar”(tipterimlerisozlugu.com) anlamında kullanılan tıbbi bir terimdir. Prospektüste diger ilaçlarla birlikte kullanımının açıklandıgı bölümde "Lityum ya da seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI)” olarak geçen inhibitör sözcügü, hemen tümcenin ardından parantez içinde "depresyonun bazı tiplerinde kullanılan ilaçlar” biçiminde açıklanmıştır. Söz konusu kavram diger bir tümcede "ADE inhibitörleri veya beta blokerler...” biçiminde kullanılmış ve ardından yine parantez içinde "yüksek kan basınıcı ve  kalp yetmezligini tedavi etmede kullanılan ilaç sınıfları” olarak açıklanmıştır. Prospektüste konuyla ilgili açıklamalar, kavramın açıklanmasını tam olarak saglayamamakla birlikte, okuyucunun algılaması açısından bir zorunluluktur.
4.Sonuç
Çalışmamızın başında da belirttigimiz üzere tıp metinleri, okuyucuyu bilgilendirmeyi amaçladıgından bu metinlerin çevirisi de aynı amaca uygun olarak  gerçekleştirilmelidir.  Kaynak dil metninin kaynak okuyucusunda verdigi bilgiyle oluşturdugu etkinin erek dil okuyucusunda da oluşturulması, bu konuda çevirmenden beklenen en önemli varıştır. Bu durumda sonuç olarak belirtmeliyiz ki, çevirmenin, çevirinin temel konularının yanı sıra, tıp metinlerinin özellikleri ve çevirisi ile ilgili egitim almış olması, çevirinin amacına uygun gerçekleşmesinin önkoşuludur.
Çevirmenin çeviri etkinligini, sözü edilen kalitede gerçekleştirebilmesi için ise, tıp metinlerinin farklı bir okuyucu kitlesi olduğunun ayırdında olması; kaynak metni oluşturan  kök, önek, sonek gibi yapısal ögeleri çözebilecek yeterlikte dil yetisinin yanında tıp terminolojisine ve yeterli konu bilgisine sahip olması; tıp metinlerinin teknik biçemini ve akademik dil düzeyini erek dile taşıyabilmesi önemli  koşullardandır.  Yukarıda  sözünü  ettiğimiz akronim, eponim, sembol gibi tıp diline özgü birimlerin ve sözcüklerin anlam bağlamlarının çevirmen tarafından işlevsel anlamda çözümlenmiş olması da tıp çevirisi için bir zorunluluktur.Aksi takdirde insan sağlığının söz konusu oldugu tıp metinlerinin aktarımı amatörce yapılarak çevirinin temel amacı olan bilgi, özel bir kitle olan erek okuyucuya iletilemeyecektir. Buradan hareketle sonuç olarak belirtmeliyiz ki, yeterli donanımı ve deneyimi olmayan kişilerin, öyle ki bunlar konu bilgisine sahip saglık çalışanları dahi olsalar, çeviri etkinliğini gerçekleştirmeden önce konuda uzmanlaşmış kişilerden yardım almaları gerekmektedir.
 
KAYNAKÇA
BERK, Özlem (2005).Çeviribilim Terimcesi, Istanbul: Multilingual Yay.
Cambridge Advanced Learner’s Dictionary (2007).Edinburgh: Cambridge UniversityPress.
ÇIKMAZ, Selman (2006).Türkçe Anatomi Terimlerinin Etimolojik ve Semantik Açıdan Incelenmesi, YayımlanmamışDoktora Tezi, Edirne: Trakya Üniversitesi Saglık Bilimleri Enstitüsü Anatomi Anabilim Dalı.
FINCH, C.A. (1969).An Approachto Technical Translation, Oxford: Pergamon Press. GÜNAY, V. Dogan (2001).Metin Bilgisi, Istanbul: Multilingual Yay.
NEWMARK, Peter (1988).A Textbook of Translation, Herdfordshire: Prentice Hall International.
ODACIONLI, Mehmet Cem (2012)."Tıp Metinlerinin Çevirisine Dikkat Edilmeli”, Sayed-Saglık Yönetimi ve  Egitimi  Dergisi, Yıl: 5, Sayı: 49, Nisan.
ORD, W.M. (1880)."Address on Some of the Conditions Included Under the General Term "Rheumatoid Arthritis”, The British MedicalJournal, January 1880.
REISS, Katharina (1993).TexttypundÜbersetzungsmethode: Der operativeText, Heidelberg: Julius GroosVerlag.
REISS, K. ve Vermeer, H.J. (1984).Grundlegungeinerallgemeinen Translations theorie, (1. Basım) Tübingen: Max Niemeyer Verlag.
REISS, K. ve Vermeer, H.J. (1991).Grundlegungeinerallgemeinen Translation stheorie, (2. Basım) Tübingen: Max Niemeyer Verlag.
TÖREL, Sedat (1988).Medikal Ingilizce- Medikal Çeviri, Ankara: Güneş Kitabevi.
YAZICI, Mine (2005).Çeviribilimin Temel Kavram ve Kuramları, Istanbul: Multilingual Yay. http:// tipterimlerisozlugu.com 17:49(27.08.12)
medilugat.com 17:31(27.08.12)
sentence.yourdictionary.com18:07 (27.08.12)
ceviribilim.com Diz Agrılarının Sebebi Çevirmen Degil, 22:12 (19.11.12) http://tipterimlerisozlugu.com09:58(23.11.12)

 
 
 
 
 
 

 

Yorumlar (1)

Yorum bırakın

Güvenlik Kodu: 11574

Bu sayfayı paylaş