Haberler

Çevirmenlik ve Etik Uyumluluk


Çevirmenlik ve Etik Uyumluluk Çevirmenlik mesleği icra edilirken zaman zaman hatalara düşülmesi son derece doğaldır. Bu yapılan yanlışlıklar düzeltilebilecek boyutta olduğu zaman gerekli dersler çıkartılarak giderilebilir. 
Giderilmesi mümkün teknik hatalar olmasının yanında çözüme kavuşması imkansız hale gelen ve hata olmaktan çok uzak meselelerin de varlığını zaman zaman meslek içerisinde gözlemleyebiliyoruz. Yapılan bazı yanlışların hata olmaktan uzak olmasının temel sebebi ise objektiflik meselesinin öneminin kavranamamasındandır. Çevirmenler yaptıkları işlerde tamamen objektif olmalı ve bu konudan bir an olsun taviz vermemelidir. 
Çeviri ve ideoloji kavramı insanın genel yapısından dolayı ayrılmaz bir parçası olsa da bu işine bilerek yansıdığı anda çevirmenin güvenilirliği tartışmaya açılır. Bu noktadan sonra telafisi mümkün olmayan sorunlar başlar. Çevirmen Kişiliğini Oluşturan Etmenlerden Vaz mı Geçsin? Etik konusundan ya da objektiflik alanından bahsettiğimizde tamamen olaya tarafsız bakması gerektiği söylense de işi yapanın kültürel kodlarından ve ideolojilerden vazgeçmesi ya da o an için terk etmesi elbette mümkün değildir. Halihazırda etik konusundan konuşulduğunda bu amaçlanmaz. Ancak bu terk etmeme hali, işi ile kendi düşüncelerinin birbirine karıştığı durumlarda çevirmeni geri dönülmesi güç durumların içerisine sürükleyebilir. İşi yapan kişinin objektiflik olması, onu kişiliğinin temellerini oluşturan etmenlerden alıkoymaz. Ancak bu kültürel ve ideolojik temeller çevirmenin yaptığı işe bilerek yansıdığı durumlarda o zaman projenin ne kadar sağlam temeller üzerinde yükseldiği konusu tartışmaya açılmış olur. Örneğin bir simültane tercüman önem derecesi yüksek bir toplantıda çevirisini yaparken bilerek kendi görüşleri çerçevesinde tercümeyi genişletirse ve bu da yanlış anlamaları başlatırsa ne olur? Bu toplantının iki ya da daha fazla devlet arasında geçtiğini düşünün. Ülkeler arasında kriz çıkması için bir sebep dahi olabilir. 
Bir başka örneği de şu şekilde verebiliriz; Noam Chomsky ile röportaj yapan Türk gazeteci bu söyleşiyi kendi gazetesinde ve internet sitesinde yayınladığında birebir çeviri yaparak yayınlanmadığı ortaya çıktı. Bunu da ortaya çıkartan Noam Chomsky’nin kendisinden başkası değildi. Chomsky’nin yaptığı açıklama sonrasında gazete internet sitesinden yayını kaldırdı ve bu çeviri dünyasında etik konusunu yeniden gündeme getirdi. Siyasi İdeolojilerden Uzak Durulmalı
Objektiflik, ideoloji, kültürel altyapı bu kavramların hepsi insan hayatında var olan etmenlerdir. Kimisi toplumsal kişiliği kazandırıyor, kimisi hayata bakışı şekillendiriyor, kimisi ise mesleği devam ettirebilmek adına gerekliliği anlatıyor. 

Bir çevirmenin elbette bir siyasi görüşü ve bu bağlamda ideolojisi olması son derece doğaldır. Fakat bu dünya görüşü bilerek ve isteyerek işine yansıdığı andan itibaren tercümanın meslekteki geleceğine balta vurmaya başlar. Bize verilen kaynakta ne söyleniyor, ne anlatılıyorsa, o şekilde eksiksiz bir proje yürütmeli ve işverene teslim etmeliyiz. Çevirmen toplumun bir parçası olduğuna göre mutlaka kişisel kodları bu yönde şekillenecektir. Ancak bu kodları işine yansıtması ve işini etkilemesi söz konusu olduğunda yaptığı çalışmanın doğruluğu sorgulanacaktır. Tercüman, elinden geldiğince etik konusuna dikkat etmeli ve işini yaparken kendi duygu ve düşüncelerinden bağımsız düşünebilmelidir. Bu dikkat çevirmenlik mesleğinin geleceğini etkileyecek çok önemli bir adımdır.

Taş Ali Koçer 

Ankara Çevirmenlik Derneği Y.Kurulu Başkanı 


Bu sayfayı paylaş