Haberler

Çevirmenlik, Siyaset ve Birlik


Çevirmenlik, Siyaset ve Birlik
Siyaset, devlet işlerinin yürütülmesi için belirlenen kuralların ve politikaların bütünüdür. Her bireyin ilgilendiği ve ülkesinin yönetimde hangi noktalara geldiği hususunda bilgi sahibi olmak istediği bir alandır. İnsanları özellikle yurttaşlık bilinci düzeyinde etkilemesi son derece doğal ve olması gerekendir. Ancak zaman zaman siyaset konusunda siyasilerden daha çok fikir ürettiğimiz ve siyasi fikirlerin içerisinde kaybolduğumuz, kendimizi ve çevremizi etkileyen durumlar oluşabilmektedir. 
Çevirmenlik sektöründe de bu durum zaman zaman bu noktalara taşınmakta ve istenmeyen bazı sonuçlar doğmaktadır. Zaman zaman siyaseti ya da ideolojileri ilişkilerin bile önüne geçirdiğimiz durumlar var olmakta ve birliğimize balta vurmaktadır. Sektörümüzün temsilcileri konumunda olan çeviri büroları ve çevirmen arkadaşlarımızla birlik ve beraberlik çatısı altında toplanmalı, haklarımız için sonuna mücadele etmeliyiz. 
Çevirmenler Siyasetten ve Çıkarlarından Uzak Durmalı
Siyaset denen olgu topluma yön vermek amacıyla gereklidir. Ancak çok içerisine girildiği zaman yavaş yavaş zehirleyen bir yapısı olduğu da unutulmamalıdır.
Sektörümüzün son dönemlerde siyasetle fazla iç içe geçmiş olduğunu görmek son derece üzücüdür. Elbette toplumda her bireyin olduğu gibi bizlerinde siyasi görüşü olması son derece doğaldır. Ancak bu görüşleri/ideolojileri hayatımızın her alanına yansıması bizleri ileriye gitmek yerine gerilemeye götürür. Bu zamandan sonra birleşme ve birliktelik ruhunu kaybedip amaçlarımızdan saparız. Bizim ana hedefimiz kanunlar önünde bu sektörün bir meslek olduğunu kabul ettirmek ve kurallarının yazılı hale gelmesi sağlamaktır.  
Sektörün Haklarını Savunma Gerekliliği
Türkiye’de çevirmenlik sektörünün bir yasası ne yazık ki yok. Bizim sektörel olarak örgütlenmemiz en çok bu nedenden dolayı elzemdir. Yapılan bir çevirinin yasalar karşısında sorumluluğunu taşıyoruz ancak bir yasamızın bile olmadığı sektör içerisinde bulunuyoruz.  Bu çerçeveden bakıldığında mesleği bir an önce kuralı ve kitabı olan, yasalar karşısında sorumluluğunun da belirli standartlar altında belirlendiği bir zemine oturtmak bizim önceliğimiz olmalıdır.  
Çevirmenlik sektöründe bulunan, bürosuyla ya da bireysel hizmet vereniyle hiç fark etmeksizin önceliği siyasal çıkarlarına değil sektörel haklarına vermelidir.  Bir bünyede toplanmalı ve birlik olarak hareket etmeliyiz. Bin parçaya bölünmüş bir topluluğu kimse dinlemez. Daha toplu hareket etmeliyiz ve sesimizin gür çıkmasını sağlamalıyız
Sonuç
Sektörümüzün ülkemizdeki değeri bugün  800 milyon dolara ulaşmış durumda ve zaman geçtikçe daha da çok büyüyor. Bu pastadan pay alabilmek ve daha ileri seviyelere taşıyabilmek için bizlerin yapması gereken birlik ve beraberliği sağlamaktır. Bunun da ötesinde kendimizi meslek olarak tanıtmalıyız. Elbette hepimizin siyasal olarak bir görüşü ve bu duruşun bir değeri vardır. Fakat bizler siyasetçi değiliz ve bu duruştan bir anlam çıkartmaya çalışmamız bize ve sektörümüze zarar vermekten başka bir işe yaramamaktadır. Adımlarımızı dikkatli atmalı, mesleğimizi daha ne kadar ileriye taşıyabileceğimiz konusunda fikirleri tartışmalıyız. 
Taş Ali Koçer 
Ankara Çevirmenlik Derneği Y.Kurulu Başkanı 

Bu sayfayı paylaş