Blog

Çevirmenlik Mesleğinde Dil ve Kültür


Çevirmenlik Mesleğinde Dil ve Kültür

Çevirmenlik Mesleğinde Dil ve Kültür

İnsanlık tarihinde devrim yaratan ve bizi bugünlere getiren iki devrimsel unsur dil ve kültürdür. Birbirimizle iletişim halinde olmamızı sağlayan dil, yine başka insanlarla toplumsal bağı sağlayan ana etmen kültür, insanlığın yalnızlığını bitirmiş, tekil değil çoğul düşünmesini sağlamıştır. Bu sayede gelişim başlamış ve kolektif düşünceyi toplumlar üzerinde etkili kılmıştır. Böylelikle insanoğlu günümüze kadar ileri bir seviyeye gelmiş ve daha da ilerleyecek konumunu korumuştur.

Dil insanlık tarihinde yazıdan daha eskiye dayanıyor. Bu da sözlü kültürün yazılı kültürden daha fazla zaman dilimine sahip olmasına ve gelişimini daha üst seviyelere taşımasına sebep olmuş. Bunun çevirmenlik tarihine etkisinden söz edecek olursak yazılı çeviri tarihinin sözlü çeviriye göre daha yeni olduğunu söyleyebiliriz. Yazı milattan önce 3500 dolaylarında icat edilmiş. Ancak sözlü iletişimin tarihi çok daha eskilere dayanmaktadır.

Çevirmenlik Açısından Dil ve Kültür

Başlığımızdaki üç kavram arasındaki ilişki hep konuşulagelmiş, pek çok araştırmaya konu olmuş ve meslek için yine bu 3 kavramın birbirinden ayrılamayacağı gerçeğinde sektördeki hemen herkes hemfikir olmuştur.

Dil: İnsanların duygu ve düşüncelerini daha rahat bir şekilde ifade etmelerini sağlayan ve toplumsal iletişimi sağlayan bir araçtır. Dil iletişimin en eski ve en temel araçlarındandır.

Kültür: Toplumlar tarafından kendi özellerinde belirlenmiş, o toplumun her türlü duygu, düşünce ve yaşayışlarını yansıtan maddi ve manevi kurallar bütünüdür.

Çeviri: Kaynak dilden hedef dile yapılan, sadece dilin değil kültürün de göz önüne alındığı sözlü veya yazılı aktarım biçimdir.

Dil ve kültür kavramları yerinde saymaz, toplum dünya tarihinden silinmedikçe ölmez, toplumsal kimliği yansıtır. Çeviri işi yapılırken bu etmenler göz önünde bulundurulur.

Dil ve Kültür, Çevirmenlik İçin Neden Önemlidir?

Çevirmenlerin işi bu noktada oldukça zordur. Çünkü hem kendi dilini ve kültürünü iyi bilip tanıyacak hem de kaynak dilin öğelerini ve kültür kavramlarını içselleştirecek kadar iyi bilecek. Bunun nedeni ise şuradan gelmektedir? Bir çevirmen yaptığı işte kültürü göz önünde bulundurmaz ise sonucu felaketlere dayanacak kadar kötü bir iz bırakır.

 Her şeyden önce kültürel etkilerden uzak çeviriler yanlış iletişime sebep olur ve daha ilk dakikadan iletişimin kesilmesine yol açar. Örneğin diplomasi çevirilerinde yapılacak hatalarda sonuçlar felaket olabilir. Bunun Soğuk Savaş dönemlerinde yaşandığı bir gerçektir. Bir diplomatik yemek sırasında konuşma yapan dönemin Sovyetler Birliği lideri Nikita Kruşçev, bir sözünü çevirmenin yanlış bir şekilde aktarmasıyla odada soğuk rüzgarlar esmişti. Söz ise şuydu;  "Sizi mezara gömeceğiz” aslında söylenen ise "Sizin altınızı oyacağız” idi. Batı dünyası bu sözü yıllarca konuştu. Bu ve bunun gibi birçok hata dünya tarihinin yönünü değiştirmiştir. Hatta ikinci dünya savaşının sonunda Japonya’ya atılan iki atom bombasında dahi çeviri hatasının etkisi olduğu yıllarca konuşuldu.

Bir çevirmenin kendi öz dilinin de bütün kavramlarını bilmesi gerekmektedir. Kendi kültürünü ve dilini iyi tanıyan bir çevirmen farklı dilden kazandırdığı bir eseri, metni ya da görüşü daha net ifade edecek ve yaptığı çeviri hiç şüphesiz herkes tarafından takdir ile karşılanacaktır.

Toplumsal Kültür Yansımaları

Her toplumun kültürel alanda yansımaları oldukça farklıdır. Bir toplumla yanlış kabul edilen bir davranış bir başka toplumda normal karşılanabilir. Örneğin, Singapur  ülkede sakız çiğnemek yasaktır. Bizim ülkemizde ise son derece doğal bir davranıştır. Bir başka örnek ise Hindistan’dan verilebilir. Hindu inancına göre inekler kutsal varlıklardır ve Hindistan’da saygı görürler. Biz ülkemizde dini inançlarımız doğrultusunda belli dönemlerde kurban keseriz.

Çeviri yaparken de bu gibi kültürel yansımaların hedef dilde nasıl karşılanacağını düşünen çevirmen, yalnızca dil tercümesi yapmaz. Kültür tercümesi de yapar.

Sonuç

Yıllardır söylenen ve üniversitelerimizde verilen eğitim kalitesini artması sonucunda çeviride sadece dil değil kültürel etkilerin de göz önünde bulundurulması gerektiği sektörümüze adım atacak arkadaşlarımıza aşılanmaktadır.

Kutup Tercüme Bürosu olarak yaptığımız çevirilerde mutlaka kültürel etkiyi göz önünde bulunduruyoruz. Bulundurmadığımız takdirde yapılan işlerin eksik, yanlış ve iletişimi kötü şekilde etkileyeceğini biliyor, bu bilinç ile hareket ediyoruz. 20 yıla yaklaşan tecrübe bize çevirmenlerimizin ve editörlerimizin yapılan her projenin teknik, kültürel ve dilsel terminolojik yönünü incelemeyi ve işimize yol haritası çizerek başlamayı öğretti.  

 

 

Yorumlar (0)

Yorum bırakın

Güvenlik Kodu: 43631

Bu sayfayı paylaş