Blog

Çevirinin Tarihi


Çevirinin Tarihi
Dil, insanlar arasında iletişimi sağlayan en güçlü araçlardan biridir. Sözlü iletişimden önce insanlar, birbirleriyle iletişim kurmak için işaret, sembol ve basit seslere bağlıydı. Bu sesler zamanla, belirli objeleri ve olayları ifade etmekte kullanıldı ye yerini karmaşık yapıdaki dillere bıraktı. Charles Darwin'in tartışmalı çalışması Evrim Kuramı, insan dilinin kuş seslerinin gelişimiyle ortaya çıktığını öne sürmektedir. 


Dilin gelişimi karmaşık bir süreci kapsar çünkü sayısız çeşitliliği içinde barındırır. Örneğin ; başlı başına etimoloji'yi (dilin tarihsel gelişimini ve anlamlarındaki değişmeleri araştıran bilim) ele aldığımızda bunun üzerine koca bir bölüm yazılabilir, ve onbinlerce kelime ve sesi tahmin etmek, düşünelmesi güç bir karmaşıklık ile içinden çıkılamaz bir labirentle yüzleşmemize neden olacaktır. İnsan dilinin kökeni ve dil'in kaynağı hakkında çok fazla araştırma yapılmış olsa da, bunların tamamı sadece teoriden ibarettir. Kuş sesleri de bu hipotezlerden biri olup bu teorileri çok daha tuhaf ve fantastik olanlarla da genişletmek mümkündür.


Dilde Farklılaşma


Farklı dillerin ortaya çıkmasında en büyük etkenlerden biri, birbirleriyle hiçbir bağı olmayan insan topluluklarının büyük bir coğrafya üzerinde yayılmış olmasıdır. Biribirlerinden bağımsız şekilde gelişen kuşaklar gibi, dilin gelişimi için de insan hayatında aynı olgudan bahsedilebilir. Küçük bir topluluk içerisindeki iletişim ihtiyacı hızla, belirli bir bölgedekilerin ortak anlaşma dili haline gelmiştir. Ancak, dilin yöreselliği nedeniyle, konu ticaret olduğunda sorunlar baş göstermeye başlamıştır. İşte bu noktada çeviriye duyulan ihtiyaç da ortaya çıkmıştır. Karşılıklı olarak ticaret yapma koşulları noktasında anlaşamadıktan sonra ticaret yapmak imkansız olurdu. Ve işe bu sorun, çevirinin oluşumuna ön ayak oldu.


Elbette çevirinin ortaya çıkmasında ticaret başlı başına tek gerekçe değildi, fakat çeviriye duyulan ihtiyaca dikkat çekmişti. Farklı kültürler birbrileriyle etkileşime geçtikçe, kültürler arasında bir köprü oluşturup her iki tarafın da söylediklerini anlayan çevirmenlere de ihtiyaç doğdu. Akabinde, her medeniyetin şiir, nesir, edebi ve dini eserleri diğer dillere çevrildi. Bu sayede, çevirinin önemi giderek daha da sağlamlaştı.


Daha önceleri Çeviri


Çeviri, her ulusun birbiriyle ticaret ve iletişim bağı kurması istemesi nedeniyle türedi. Aslında, zamanlarının çoğunu farklı limanlarda geçiren ve değişik diller öğrenme fırsatları epeyce fazla olan tüccarların ilk çevirmenler olduklarını söylemek yanlış olmaz. Bu çok dil bilen gezginler, bugünkü modern çevirmenlerin atası olarak kabul edilebilir. Çevirinin, ihtiyaca dayalı bu uygulamasının yanında, bir sanat olarak da ortaya çıkması da kaçınılmaz olmuştur.


Çevirinin Gelişimi


Çeviri, uluslararası iletişimin ve ilişkilerin vazgeçilmez parçalarından biri olarak zaman içerisinde dümene geçmiştir. Okuma ve yazmanın mevcut olduğu her kültürde çevirinin tamamlayıcı bir unsur olduğu gerçeği mübalağasız şekilde belirmiştir. Nasıl ki çeviri, yazı dili için bir bütünleyici vazifesi görüyorsa, sözlü çeviri de okuma ve konuşma için bir bütünleyicidir. Bu nedenle sözlü ve yazılı çeviri, kültürel etkileşimlerin ayırılmaz birer parçası haline gelmiş ve kısa süre sonra hemen hemen tüm toplumların içerisinde Çeviri Merkez'leri oluşturulmuştur. Tıpkı Bağdat'taki House of Wisdom, Toledo İspanya'daki dil okulları ve keşişlerin dini çevirileri yaptıkları manastırlar gibi… Eski Roma ve Yunan uygarlıklarında dahi çeviri, her eğitimli insanın yetenekleri arasında bulunması gereken ve onları seçkin kılan bir olguydu. 


Günümüzde Çeviri


Bundan milyonlarca yıl önce olduğu gibi çeviri, günümüz modern dünyasında da hala önemini korumaktadır. Resmi rakamlara göre, dünya genelinde 6.800 kadar farklı dil mevcut olup ; bunların çoğununun kendisine has alfabeleri bulunmakta, bazıları ise ortak alfabe kullanmaktadır. Bu da bize, dünyadaki hemen her kültürün, diğerleriyle etkileşimde olduğunu ispatlar. Bir başka deyişle, dünya üzerinde her gün her saat her dakika her saniye olmak üzere, hesaplanamayacak kadar çok miktarda çeviriye ihtiyaç duyulmaktadır. Şüphesiz ki, kültürler arası etkileşimde çeviri, vazgeçilmez ve baskın bir unsurdur.


Kaynak : The History of Translation - Alina Cincan
 

Yorumlar (0)

Yorum bırakın

Güvenlik Kodu: 66197

Bu sayfayı paylaş