Haberler

Adli Bilirkişi Çevirmenlik Normu


Adli Bilirkişi Çevirmenlik Normu

ADLİ BİLİRKİŞİ ÇEVİRMENLİK NORMU KONUSUNDA ADALET BAKANLIĞININ İLGİLİ KOMİSYONLARINA YENİ UYGULAMALARIN BELİRLENMESİ ÇALIŞMASINDA FEDERASYONUMUZ TEMSİLEN GÖREVLİ ÜYE  KATILIMCILARIMIZ TARAFINDAN TÜRKİYE’DE ADLİ ÇEVİRMENLİK İÇİN ÖNERİLECEK ÖZEL VE TÜZEL KİŞİ ÇEVİRMENLİK NORMLARIDIR.

Bilindiği gibi Tercümanlık mesleği dünyanın en "stratejik meslek”leri içinde yer almaktadır. Ülkelerin ve devletlerin uluslar arası ilişkilerinin, siyasi ittifaklarının, yabancı sermayenin girişinin, ithalat, ihracat, eğitim, istihbarat, teknoloji, ARGE, Endüstride çağı yakalamasının yani kısaca tüm dünya ile entegre olması iletişiminin altında ana unsur olarak iyi bir dil bilmenin uygulaması olan "Çevirmenlik Mesleği’’ bulunmaktadır.

            Bunun bilincinin gereksinimi ile Türkiye’ de 90 yıldır ilk defa Tercümanlık Mesleğinde niteliklere sahip olanlar TURÇEF- Nitelikli Uluslararası Çevirmenler Dil ve Çeviri İşletmeleri Federasyonunu 2014 yılında kurmuş olup Avrupa Birliği standartlarını Türkiye’de de uygulamaya başlamıştır. Çevirmenlik sektöründe faaliyet gösteren ve Türkiye de 15 coğrafi bölgedeki tescilli Üye Dernekleri ve 52 Vilayette Temsilcilikleri ile resmi örgütlenmesini tamamlamış olan Üye Çevirmen ve Çeviri Bürolarının oluşturduğu en büyük Çevirmenler ve Çeviri Büroları’nın mesleki örgütü olarak bugün faaliyettedir. Ancak uygulamaları belirleyecek ve denetleyecek meslek yasası halen yoktur. Bu örgüt büro,redaksiyon ve diğer çalışan bireyleri ile Türkiye genelinde yaklaşık 70.000 kişiyi kapsamaktadır.

            Ülkemizdeki çeviri hizmetleri sektöründe görülen çok sayıda hizmet ve kalite sorunları nedeniyle genel mağduriyetlerin yaşandığını TURÇEF olarak tespit etmiş ve bu konuda girişimler başlatmış bulunmaktayız. Bu çerçevede TURÇEF- Nitelikli Uluslararası Çevirmenler Dil ve Çeviri İşletmeleri Federasyonu olarak Avrupa Birliği Bakanlığı Çeviri Eşgüdüm Daire Başkanlığı, Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Daire Başkanlığı dâhil olmak üzere tüm Bakanlıklar, Kurum ve Kuruluşlar ile görüş alışverişinde bulunmuştur. Meslek Federasyonu yasa taslağı ise hazır olup Meclisin açılmasını beklemektedir.

            2015 yılında T.C. Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanlığı Federasyonumuzun katkılarıyla Türkiye’de Çevirmenlik Mesleği Raporunu hazırlamıştır. Bu Rapor şimdiye kadar hazırlanmış olan en kapsamlı Çevirmenlik Meslek Raporu niteliğindedir. Sözü edilen ilgili rapor ektedir. ( bakınız ek-1)

TURÇEF-Nitelikli Uluslararası Çevirmenler Dil ve Çeviri İşletmeleri Federasyonu olarak 23/06/2015 tarihinde Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Dairesi Başkanı ve Çalışanlarına yapmış olduğumuz ziyarette ki karşılıklı görüş alışverişi sonrasında TURÇEF işbirliği ile hem yabancıların hem de ülke menfaatine yapılacak olan projeler başlatılmıştır. Ekte ilgili belge bulunmaktadır. ( Bakınız ek-2)

TURÇEF olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşler Dairesi Başkanlığı ile yabancıların ülkemizde taşınmaz edinimlerinde satış ve alımlarda gereken Tercüman ihtiyacının nteliği ve temininde sıkıntılar yaşanmaması için çalışmalar yürütülmektedir. Ekte İlgili belge bulunmaktadır. ( Bakınız ek-3) 

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü ile yapılan görüşmeler neticesinde yapılan noter tasdiki istenmeyecek çevirilerin güvenilirliğini ve niteliğini arttırmak amacıyla hem yabancıların hem de ülkemizin menfaatine olacak bir şekilde yasal bir alt zemine oturtulması adına TURÇEF üyesi olan çevirmen ve çeviri bürolarının bulunduğu veri tabanı altyapısının ÇSGB veri tabanı alt yapısı ile entegrasyonu çalışmaları sürdürülmektedir. Ekte İlgili belge bulunmaktadır. ( Bakınız ek-4)

Ayrıca TURÇEF; Avrupa Birliği Bakanlığı bünyesinde kurulan Çeviri Eşgüdüm Daire Başkanlığı ile birçok kez görüş alışverişinde bulunulmuş ve bunların neticesinde Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde Avrupa Birliği Bakanlığı tarafından düzenlenen başta Çeviri Platformu olmak üzere Avrupa Birliği’ne üyelik süreci ve Türkiye’nin yeni Avrupa Birliği stratejisi gibi birçok toplantıda katkı sağlamıştır. İlgili belge ekte bulunmaktadır. ( Bakınız ek-5)

Dünyanın en büyük 20 ekonomisini oluşturan G-20 üyesi ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarının katıldığı yıllık olağan toplantılarının onuncusu olan 2015 G-20 Antalya Zirvesi nde Suriye İç Savaşı, Avrupa mülteci krizi ve Irak ve Şam İslam Devleti (IŞID) ile mücadele konuları da dahil edilmiştir. Federasyonumuz olarak bu konularda Proje kapsamında hem lider eşlerinin çevirmenliği hem de Zirveye Güvenlik konusunda çevirmenlikte katkıda bulunmuştur. İlgili Fotoğraf ektedir. ( Bakınız ek-6)

            Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından yürütülen 2012 - 2014 yılları arasında Avrupa Konseyi Normları olan Türk Standartları Enstitüsünün de verdiği TS EN-15038 ‘e göre Ulusal Meslek Standardı Çevirmen Seviye 6’nin hazırlanması ve bu Standardın Belgelendirilmesi Eğitimlerine TURÇEF-Nitelikli Uluslararası Çevirmenler Dil ve Çeviri İşletmeleri Federasyonu olarak davet edilerek tüm çalışmalara katılmış ve Çevirmenlik sektöründeki Ulusal Yeterlilik Geliştirme Programı kapsamında Toplum Çevirmenliği (Adli Tercüman Bilirkişiliği, Noter Tercümanlığı, Polis, Mülteci, Afet, Spor, Sağlık) alt başlığında Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyeleri ile TURÇEF Federasyonumuz çevirmenlere standart kapsamında belgelendirme ve sertifikasyon yapmak için oluşan komisyonda MYK tarafından seçilerek görevlendirilmiştir.

            Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği bünyesinde Sektörel gelişmeyi teşvik etmek amacıyla oluşturulan Türkiye Sektör Meclisleri, TOBB adına sektörleri temsil ederek, gerek sektörlerde ortak görüşlerin oluşturulmasına, gerekse özel sektör ile yetkili merciler arasında bir temas noktası olarak kamu özel sektör işbirliğinin geliştirilmesine imkân sağlamak üzere kurulan TOBB Sektörü Meclisine TURÇEF olarak 2014 yılında başvuruda bulunmuş olup gerekli çalışmalar yürütülmektedir.     

Bürokrasinin sadeleştirilmesi çalışmaları kapsamında Resmi ve Özel Kurum ve Kuruluşların tüm Türkiye’de e-imza kullanımıa geçmesi ve özellikle de  Noterler Birliği’nin 1 Mart 2016 tarihinde  elektronik imza kullanımına başlatması ile birlikte TURÇEF üye çevirmenlerinin de sahip olduğu  Elektronik imzası sayesinde imzalamış oldukları çevirilerin, hangi çevirmen tarafından imzalandığını ve güvenilirliğini kontrol edilmiş olup  böylece  bu Elektronik imza ile  bir bilginin üçüncü tarafların erişimine kapalı ortamda, bütünlüğü bozulmadan(bilgiyi ileten tarafın oluşturduğu orjinal haliyle) ve tarafların kimlikleri doğrulanarak iletildiğini elektronik veya benzeri araçlar ile garanti edilir.


            Tüm TURÇEF Üye Çevirmenleri ve Çeviri Büroları Karekod ve sicil Numarasına sahiptir. Böylece Çevirmenlere ait  veriler depolanabilmektedir.

Meslek Sorumluluk sigortası, Çevirmenlik mesleki uygulamaları sırasında oluşacak hatalar nedeniyle, tazminat ödemeleri gerektiğinde kullanılmak üzere sigorta şirketleri tarafından üyelerimize yapılmıştır.

Bu sebeplerden dolayı Ülke ve Vatandaş menfaatine olan evraklar şunlardır;

* TC Vatandaşı kimliği,

* Dil veya dilleri bildiğine dair diploma, sertifika, eğitim belgesi gibi dil sertifikasyonlarını bildirir resmi belgeler,

* Sonradan TC Vatandaşı olmuş yabancı etnik kökenli çevirmen başvurularında "Türkçe bilir yeterlilik belgesi - C1 ya da C2 sertifika derecesi”,

* Türkiye’deki en üst çevirmenlik meslek kuruluşu olan TURÇEF Federasyondan alınma "Çevirmenlik yapmasına saksınca yoktur ” yazısı,

* Türkiye’deki en üst çevirmenlik meslek kuruluşu olan TURÇEF Federasyondan alınma "Çevirmenin sicil numaralı ve karekodlu Nitelikli Yeminli Çevirmen Yeterlilik Belgesi” (bakınız Ek-6)

* Türkiye’deki en üst çevirmenlik meslek kuruluşu olan TURÇEF Federasyondan alınma "Dünya, Avrupa ve Türkiye’deki tüm yasa ve sorumluluklara dair " Türkçe ve İngilizce dilinde Çevirmen Yemin, Beyan ve Taahhüt belgesi” (bakınız Ek-7),

* Türkiye’deki en üst çevirmenlik meslek kuruluşu olan TURÇEF Federasyondan alınma üzerinde çevirmenin resmi çevirmen sicil nosu ve karekodu bulunan çevirmen kimliği (bakınız Ek-8),

* Adli çevirmenlik yapacak olan çevirmenlerin, meslek örgütünden alacakları "Uzman Adli Çevirmen ve Hukuk Bilgisine Sahip Çevirmen” yazısı,

* Çevirmenin TURÇEF Federasyonun anlaşmalı sigorta şirketinden her yıl yenileyerek aldığı " Çevirmen Mesleki Zorunluluk Sigortası” Poliçesi,

* Çevirmenin yine TURÇEF Federasyon aracılığı ile elde ettiği "elektronik e-imzası”,

* Tüzel Bilirkişi olmak için Adliyelere başvuru yapan Çeviri bürolarından Türkiye’deki en üst çevirmenlik meslek kuruluşu olan TURÇEF Federasyondan alınma "Yeminli Çeviri Bürosu Yetki Belgesi” (bakınız Ek9)

* Tüzel Bilirkişiliğe başvuran Çeviri Bürosunun içinde çevirmenlik bulunan faaliyet belgesi ve sorumlu kişinin imza sirküleri ile Çeviri Bürosunun Avrupa ve Dünya Standartlarındaki TURÇEF Federasyondan alınma Sicil Numaralı Mührü talep edilmesi önerilmektedir.

Yıllardır ülkemizde uygulanan, bilirkişi çevirmenlikle ilgili uygulamalarda görülen sıkıntılar ve çözüm önerilerimiz ise şunlardır:

* Adli Bilirkişi Çevirmenlik her yıl yapılmakta olup, zaman ve uygulama olarak sıkıntılıdır. Bu nedenle, AB ülkelerinde olduğu gibi, Adli Bilirkişi Çevirmenliğin üç ila beş yıllık süreler içinde yapılması, bu kişilerin özlük dosyalarının meslek örgütü tarafından tutulması, adli suç kapsamına giren suçlarınsa, meslek örgütü tarafından ilgili adli kuruma bildirilmesi,

* Adli Bilirkişi Çevirmenliği icra eden çevirmenlere adliyeler dışında kullanılmamak ve geçerli olmamak şartıyla, resimli adli çevirmen bilirkişi yazısı verilmelidir. Aynı şekilde, tüzel bilirkişiliklerde de bu belge olmalıdır.

* Adli Bilirkişi Çevirmen, beyana göre değil, meslek örgütünce kabul edilmiş ve sertifikasyona dâhil dil veya dillerde adli bilirkişi çevirmen yapılmalıdır. Kendisiyle alakasız dillerde hiçbir şekilde Adli Bilirkişi Çevirmene yemin yaptırılmamalı ve ilgisi olmayan söz konusu dillerde dosya verilmemelidir.

* Adli Bilirkişi Çevirmen, yasalara göre, tarafsız çevirmen olmalıdır. Yani, taraflı olarak, bir hukuk bürosunda veya firmada çalışan çevirmen, o hukuk bürosunun ve o firmanın mahkemede sözlü çevirmenliğine veya ilgili yazılı çevirmenlik dosyasında Adli Bilirkişi Çevirmen olarak görevlendirilmemelidir.

* Türkiye’de çeşitli adliyelerde, sözlü adli çevirmenlik olarak, bazı avukatların, bazı tarafların ve hatta suçluların ve yabancıların kendi çevirmenlerini, kendi davalarına getirip, onları empoze etmeleri ve bunların hâkimler tarafından kabul gördükleri görülmekte olup, büyük sakıncalar yaratmaktadır.

* Adliyelerde, hâkim ve savcıların maalesef bir Çince veya İspanyolca gibi nadir dil çevirisiyle karşılaştıklarında, haklı olarak, davanın görülmesi açısından, bir an önce, çevirmen ihtiyacı sebebiyle, yukarıdaki tercihlere yöneldikleri görülmekte olup, bunun en asgariye indirilmesi önerilmektedir.

* Meslekle hiçbir ilgisi olmayan, adliyede çalışan temizlik personelinden çaycıya, yemekhane işletmecisinden mübaşire kadar ve hatta adliye önünde görev yapan arzuhalci ve taksicilerin elinde, bazı şehirlerden çevrilmek üzere verilmiş, toplu adli dosyalar görülmekte olup, bunlar, ellerindeki dosyalarla dışarıdan çevirmen aramakta ve kendi adlarına, adliyelerde hak ediş çıkartıp, dosyaları katletmektedirler. Bunların zaten, yaptırdıkları dosyaların tamamı, Türkiye’ye iade edilmektedir.

* Özellikle Ankara Adliyesi’nde Adli Bilirkişi Çevirmenlik isteyen dosyalar, maalesef adliye içerisinde, hangi yasa ile kurulduğu belli olmayan ve dışarıdan iki kişinin marifetiyle işletildiği görülen bir odadan yürütülmektedir. Bu iki kişi, her dilde, Ankara Adliyesi’nin neredeyse tüm dosyalarını toplayıp,merkez Kızılay olmak üzere tüm semtlerde bavulla tek tek çeviri bürolarını dolaşmakta, niteliksiz ve en ucuz çevirmenlere bu dosyaları çevrilmek üzere vermektedirler. Bu kişilerin, Ankara Adliyesi’nin yabancı ülkelere gönderdiği dosyaların kabul görmemesinde ve geri iadesindeki sorumlulukları çok büyüktür. Ancak, beş yıldır devam eden bu uygulamada, hiç kimse, bu kişilere hesap dahi sormamakta, hak edişlerini periyodik olarak, büyük rakamlarla ödemektedirler. Bu kişilerin İşyurt’ ları tarafından desteklendiği görülmektedir.

* Ankara Adliyesi’ndeki haksız kazançtan medet uman bazı kişiler, kanunla kurulmuş ve mahkûmlara, el, iş ve emek becerisi getirmek üzere yasalaşmış  İşyurt’ larını haksız ve gayrıyasal bir şekilde kullanıp, 2015 yılında yine hangi dayanakla uygulandığı bilinmeyen bir şekilde, İstanbul, Bursa, İzmir, Adana, Antalya gibi Büyükşehir Adliye’lerinde infaz memurlarına birer birim kurdurup, maalesef akademik bir meslek olan Mütercim Tercümanlığı yerle bir edip, kendilerine göre, "Adli Çevirmenlik Bürosu” kurmuşlardır. Uygulamanın, neye ve nasıl yapıldığı bilinmemektedir. Bugüne kadar Adliye Başsavcılıklarına bu konuda yapılan başvurular, sonuçsuz kalmıştır. Madem Adli Bilirkişi Çevirmenlik gibi, Mütercim Tercümanlık, Filoloji gibi, akademik eğitim isteyen bir meslek, infaz memurları, yükümlü ve tutuklular tarafından yapılacaksa ki bu Anayasa ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırıdır, o zaman bu toplantıya bir gerek kalmadığı düşünülür. Acilen İşyurt’larının böyle bir yanlıştan vazgeçerek, bu birimlerini kapatmaları gerekmektedir.

* İşte yukarıdaki nedenlerden ötürü ve haksız kazanç sağlamak isteyen kötü niyetli bazı kişilerden dolayı, Adalet Bakanlığı Uluslar arası Daire Başkanlığı ile yaptığımız görüşmelerde, Türkiye’den yabancı ülkelere giden, yabancı dile çevrilmiş yazı ve dosyaların, %80’i tekrar bakanlığımıza iade edilmektedir. Bu, bir skandaldır ve bu skandalın sorumluları da, bir üstteki maddede belirttiğimiz, yetkisiz ve yasasız uygulamaları yapanlardır. Bu uygulama, bilirkişi komisyonumuzda ifade edilip, hukuk işleri tarafından, gerekli makamlara ulaştırılacağından şüphemiz yoktur. Bunun takipçisi olacağız ve gerekirse, Adalet Bakanımız nezdinde, Başbakanlık ve hatta Cumhurbaşkanlığına bilgi verilecek ve de, en yüksek yargı makamında dava açılacaktır.

* Adli Bilirkişi Çevirmenlik, uzmanlık ve hukuk bilgisi isteyen bir çevirmenlik dalı olup, bu dalda, Adli Çevirmen sadece, "Kaynak dilden hedef dile, hedef dilden ise kaynak dile” aktarım yapar. Kendi bilgi ve düşüncesini katmaz. Yorum ekleyemez. Bu nedenlerden dolayı, Adli Bilirkişi Çevirmen, direkt bilirkişi çevirmen olmayıp, aktarım yapan ve diller arası çözüm sağlayan bir bilirkişi mahiyetindedir. Bunu yaparken, yetkin olduğu anadilinde ve diğer dil veya dillerde hukuk terminolojisine sahip olmalıdır. Yoksa doğru aktarım ve çözümleme yapamaz.

* Adli Bilirkişi Çevirmenlikte, en önemli kıstaslardan biri de, yabancı etnik kökenli olup, sonradan TC vatandaşlığı almış olan, bilirkişi çevirmenlerle ilgilidir. Bunların Adli Bilirkişi Çevirmenlik yapabilmeleri için, kesinlikle Türkçe hukuk bilgisine, sahip olmaları zorunluluğu vardır. Bu kişiler yüzünden yabancı dillerden Türkçeye yapılan çevirilerin büyük çoğunluğu, yanlış olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu doğrultuda, federasyonumuz, B1 veya B2 "Türkçe Yeterlilik Belgesi”nin yanı sıra, yabancı etnik kökenli çevirmenlere, kısa süreli hukuk terminolojisi kursu vererek, onları "Hukuk Terminolojisi eğitimini almış çevirmen” sertifikasyonuna da tâbi tutmaktadır.  

* Şu halde çevirmenlik, ancak belirli niteliklere sahip meslek erbapları tarafından icra edilen bir meslektir. Gerekli yetkinlik ve özelliklere sahip olmayan kişilerin yaptıkları çeviri işleri resmi geçerliliği ve bağlayıcılığı olmayan işlerdir. Bundan başka işin önemi nedeniyle adli çevirmenlerin gerek bilgisi ve gerekse hizmetleri yerine getirirken uymaları gereken mesleki usul ve esaslar daha da dikkat edilmesi gereken hususlar olup adli çevirmenleri TCK kapsamında cezai sorumluluk altına dahi sokmaktadır.

* Ayrıca yetkin olmayan ve/veya tarafsız olması kendisinden beklenmeyen kişilerin yapmış oldukları adli çevirilerden kaynaklı hak kayıpları nedeniyle ülkemiz itibarının zedelendiğini gören Adalet Bakanlığı bu konuda 3 farklı genelgesinde konunun hassasiyetini dile getirmiştir.

*  Bu kapsamda bir de çalışma izni olmayan yabancı kişilerin yapmış oldukları çeviri işlerini de göz önünde bulundurduğumuzda çalışma izni olmayan, çevirmen meslek erbabı olmayan ve CMK 202/15 maddesi gereği ve ilgili Ceza Muhakemesi Kanununa göre Tercüman listelerinin düzenlenmesi hakkında yönetmeliğinin 6. Maddesi hükümleri gereği Adli Çevirmen Bilirkişi listesinde kayıtlı olmayan kişilerin yapmış oldukları çeviriler, geçerli resmi çeviri olmayan ve kamu düzeni ihlali gerekçesiyle kesin hükümsüz işlerdir.

* Adli Bilirkişi Çevirmenlikteki sıkıntıların en büyüğü, haklı olarak, nadir diller arasındaki farklılığı bilemeyen hâkim ve savcılarımızın tespit çeviri ücretlerindedir. Bu nedenle AB standartlarına uygun federasyonun, diller arasındaki ücret farklılıklarını en iyi yansıtan yıllık çeviri listemizin, yardımcı olmak amacıyla, tüm adliyelere gönderilmesini veya sitemizden alınmasını önermekteyiz. Bu dil farklılıkları çok önemli olup, sayısız dosyanın bu nedenle boşta durduğunu görmekteyiz.

* Gerek yazılı Çeviri gerekse sözlü çeviri hizmetlerin ücretlendirilmesi temel olarak dilin nadirliği, Çevirmenin uzmanlık düzeyi, harcadığı emek, özel alan çevirisi olup olmaması gibi kriterlere göre tespit edilmektedir. Bu kriterler şöyle sıralanabilir;

- Belli bir uzmanlık alanında özel konu bilgisi gerektiren yazılı veya sözlü çevirilerde (hukuk, mühendislik, tıp gibi alanlardaki çevirilerde) ,

-Ülkesel veya bölgesel anlamda (Çince, Japonca, İtalyanca, İspanyolca, Lehçe gibi) nadir olan dillerin çevirisinde,

- Çok acil hizmet taleplerinde,

-Yazılı çeviride metin içinde çok fazla miktarda grafik, tablo gibi ilave çalışma gerektiren kısımların bulunması halinde.

* Adli Bilirkişi Çevirmenliğin sözlü çevirmenlik versiyonunda da, aynı sıkıntılar yaşanmakta olup, en çok bilinen dil ile nadir diller arasındaki farklılık gözetilmelidir. Bunun için de, federasyonumuzun fiyat listesi, yol gösterici olacaktır. Ayrıca, AB kriterlerine göre, Adli Bilirkişi Çevirmenin adliyeye intikali ve geri dönüşü için yol ücreti, çeviri ücretinin üzerine eklenmelidir. 

* Diğer sıkıntılı durum, ödemelerin süresiyle ilgilidir. Bazen, 1 yılda ve 1 yıldan fazla sürede ödenmeyen bilirkişi hak edişleri görülmektedir. Bu nedenle, yine AB kriterlerine uygun olarak, adliyelerde, ilgili, idari işler ve muhasebe görevlilerinin, gerekirse sayısının arttırılıp, adli bilirkişiliğe gereken önem ve ciddiyet verilmelidir. Yine AB kriterlerine göre, bilirkişi çevirmenlik ücretlerinin en geç ödeme süresinin, 90 gün olması önerilmektedir.

* Tüzel bilirkişiliklerde, tüzel bilirkişi seçilecek olan firmanın, çevirmenlik firması olması, en az beş yıl çevirmenlik sektöründe faaliyet göstermesi ve her şeyden önce, TURÇEF Federasyonundan verilme "TURÇEF EN-15038”, yine çevirmenlikle ilgili "ISO 9001/2008” ile, ulusal çevirmenlik hizmet yeri standardı olan "TS 13341” belgelerine sahip olması önemle önerilmektedir. Bunun dışında, tüzel bilirkişi çevirmenlik firmasının meslek kuruluşundan "Yeminli Çeviri Bürosu Yeterlilik Belgesi” sertifikasını ibraz etmesi zorunlu olmalıdır. Türkiye’de maalesef çevirmenlikle ilgili olmayan firmaların, sadece Ticaret Odası kayıtlarıyla, tüzel çevirmenlik bilirkişi olarak kaydedilmesi, haksız rekabete ve haksız kazançlara yol açmaktadır.

* Adalet Bakanlığı’nın yaşanan sıkıntılar ve kayıplar ile ülkemizin yurtdışındaki itibarı nedeniyle bu konuda üç farklı genelgede şu noktalara vurgu yapmaktadır:

1- Hukuki Alanda Uluslararası Adli Tebligat İşlemleri konulu 63/3 nolu Genelgesine göre  "Tebliğ evrakının tercümesi mutlaka hukuk terimlerine vakıf bir tercümana yaptırılır.”

2- Uluslararası Ceza İstinabe İşlemlerinde Adli Makamlarımızca Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar konulu 69/2 nolu Genelgesine göre "Tercüme işlemleri, hukuk lisanına vakıf ve ehil tercümanlara yaptırılmalıdır. Ehil olmayan tercümanlara yaptırılan çeviriler taleplerin sonuçsuz kalmasına neden olmaktadır.”

3- Cezai Konularda Uluslararası Tebligat konulu 69/3 Genelgesine göre "Tercüme işlemleri, hukuk lisanına vakıf ve ehil tercümanlara yaptırılır.”

Ülkemizde Çeviri Hizmetleri Mevzuatı’nın oluşturulmasının henüz sonuçlanmamış olması nedeniyle bu konuda maalesef çok fazla sayıda tereddütler, eksiklikler, suiistimaller ve mağduriyetler yaşandığını gördüğümüzden TURÇEF olarak yaptığımız çalışmalarla bunları gidermeye ve gerekli noktalarda bunlarla mücadele etmeye devam etmekteyiz.

E k:

2015 T.C. Başbakanlık İdareyi Geliştirme Başkanlığı Türkiye’de Çevirmenlik Mesleği Raporu ve 72131250-549-447 sayılı 10/11/2015 tarihli ilgili yazısı

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Dış İlişkiler Daire Başkanlığı tarafından Federasyona gönderilen yapılan çalışmalar ile ilgili 21262179-000-31653 sayılı ve 11/11/2015 tarihli yazısı.

T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Yabancı İşleri Dairesi ile yapılan görüşme fotoğrafı ile birlikte Kurumun kendi web sitesinde yayınladığı ekran görüntüsü ve yürüttüğümüz çalışmalarla ilgili 69083781-744.10.02/E 1508373 sayılı yazısı.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü tarafından Federasyona gönderilen yapılan çalışmalar ile ilgili 46170050-106E.26944 sayılı ve 30/11/2015 tarihli yazısı.

Avrupa Birliği Bakanlığı Çeviri Eşgüdüm Daire Başkanlığı tarafından Federasyona gönderilen yapılan çalışmalar ile ilgili 42941855-744.10.01-E.26559sayılı ve 08/12/2015 tarihli yazısı.

G-20 Zirvesi’ndeki Proje kapsamındaki çalışmamızdan dolayı Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 22902668

TURÇEF -Yeminli Çevirmen Yetki Belgesi (Ek-7)

TURÇEF-"Çevirmenin sicil numaralı ve karekodlu Nitelikli Yeminli Çevirmen Yeterlilik Belgesi (Ek-8)

Türkçe ve İngilizce dillerinde yazılı Ulusal ve Uluslar arası normlarda hazırlanmış olan geçerli "Nitelikli Yeminli Çevirmen Beyan ve Taahhütnamesi”( Ek-9)

TURÇEF-Çevirmen sicil nosu ve karekodu bulunan çevirmen kimliği(Ek-10)

Tüzel Bilirkişi olmak için"Yeminli Çeviri Bürosu Yetki Belgesi” (Ek-11)

Bu sayfayı paylaş